12 Nisan 2013 Cuma

Çocuk

Pencereden dışarı bakıyordu çocuk. Sokak lambalarına bakıyordu sebepsizce. Ihlamurun kokusunu içine çekti iyice, sonra o aklına geldi. Anılarını da getirmişti gelirken. Düşündü bir süre..

Kaybettiğini düşündü önce..

Neden kaybettiğini, neden gittiğini. Neden illa kaybetmesi gerektiğini birilerini..

Bir yudum aldı dalgınca, dudağını yaktı çocuk. Gözünden bir yaş düştü haberi olmadan..

Kaybetmeseydim ne olurdu diye sordu kendine..

Ona karşı söyleyemediklerini fısıldadı, bağırmak istemişti aslında. Sadece bağırmak ve biraz daha ıhlamur içmek..

Dudağını yakmak yeniden, belki de ağlamak..

Peki ne olacak dedi yıldızlara doğru. Bir cevap gelmedi, bir cevap beklememişti zaten..

Biraz daha sıkı tuttu elindeki bardağı. Sonra bıraktı birden..

Düşüşünü izledi, hani derler ya: Film gibi..

Bardak yere çarptı ve içindekiler yaktı çocuğun ayağını..

Çocuk mutluydu, ıhlamur içemese de..

En azından dudakları yanmayacaktı, bunu bilmek güzeldi..